Güllaç

Türk mutfağının hafif bir tatlısı olan güllaç, genelde ramazan aylarında iftar sofralarımızda yerini alır. Güllaç hazırlamasının çok kolay oluşu ve tatlının sunumunda hazırlayıcısına kabiliyet ve yeteneğine göre sonsus sayı da seçenek sunması, güllaç'a olan ilgiyi artırır. Güllaç yaprakları hamuru, mısır nişastası, un, su, yağ ve yumurtanın belirli oranlarda karıştırılmasıyle elde edilir.
Özel üretim yöntemleri uygulanarak hamur açılır, kurutulur ve ambalajı içerisinde mutfaklarımıza girer.  
Güllaç yapraklarını mutfak şartlarında hazırlamak mümkün değildir. Fakat, hazır yapraklarını kullanarak hayal gücümüze ve damak zevkimize göre çok değişik tarzda tatlılar yapmamız mümkündür. Yapraklar süt ile ıslatıldıktan sonra tepsi, kase, kup, bardak kullanılarak şekil verilebilir. Güllaçın süslemesi, tatlı soğuduktan sonra yapılır. Süsleme için, her tür kuru yemişten ve renk vermeyen, özellikle ekşi olmayan meyvelerden yararlanılabilir.
 

Güllaç tatlısı tüketileceği miktarda yapılmalıdır ve gün içerisinde tüketilmelidir. Güllaç beklediği vakit lezzet ve görüntüsünden çok şey kaybeder. Güllaç tarifleri ambalajı üzerinde yazmaktadır. Yazılmayan ve kendi deneyimimle bulduğum bir püf noktası şöyledir. Gülaç yaprakları ıslatılıp tepsiye sıralandıktan sonra, en son kalan süt tepsi üzerine boca edilir. 

İşte o zaman, çatal veya spatula ile güllaç yapraklarına hareket vererek oynatmalıyız. Yapışmış olan güllaç yaprakları yerinden ayrılırsa daha güzel süt emeceğinden, ağızınızda dağılan güllaç tatlısını yapmış olursunuz. Besin değeri olarak güllaç karbonhidrat, yağ ve protein içerir.
Mutfağınızda kolaylıklar dileği ile,
http://tatlar.blogspot.com/